http://grooveshark.com/s/Hey+Good+Lookin/3AyvLQ?src=5
Dağıttığım bütün sevgileri geri topluyor gibi hissediyorum,
"Neden olmuyor"dan "neden olmadı"ya geçişin acısıyla beraber.
Geçmiş zamana geçmemek için gereken güç ve umut tükendi.
Acı duymayı engellemeye bile gücüm kalmamış gibi...
İnsanları dinlemekte ilk kez zorluk yaşıyorum.
Gözlerim bir noktaya takılı kalabiliyor uzun süre ama o noktada olan bitene odaklanamıyorum.
İnsanlar sevgilerden söz ediyorlar; o da, ben de, siz de.
Her seferinde ağzımıza birisi vurmalı.
Seven sevilene hayranlıkla bakarken sevilen nasıl da hoyratça kırıp döküyor,
O sevgi hep baki kalacakmış gibi.
Kırıp dökmek dediğin hep gürültülü değil,
Yanındakinin taştığını görmezden gelmek yetiyor bir şeyleri öldürmeye.
Yaşamak için ölüyoruz ve bir takım benzinci sözler.
Pardon devrimci.
Aşk, devrim, isyandı, değil mi?
Sevgi kalmıyor işte,
Yerden yüksek insan soruyor bir yerden sonra:
Kendime verdiğim bu ceza niye?
Uğraştın da kendinle uğraştığınla kaldın yine.
Odağın parçalandıkça sevgin zarar gördü.
Kendini korumaya aldıkça sevgin küçüldü.
Bu hep böyle oldu, herkes için böyle oldu.
Sevmekten korkmasan da,
Reddedilmekten korkmasan da,
Gururunun incinmesinden korkmasan da,
Bir şeylerden korkuyorsun.
Korunman gerekiyormuş gibi en sevdiğinden bile,
Yeri geldiğinde gidebiliyorsun.
Yeri geldi.
Müsait bir yer
ve ardından mutlaka anlattığın
Mükemmel bir yer ve size layık değil ama muhabbeti.
Kendimden sıkılmıyorum, bu da iyi.
Arınmaya başladığımı hissediyorum.
Bu acı da akıp gidecek ve bir süre sonra her şeyi unutup, hiç aşk acısı çekmiyor oluşumdan yakınmaya başlayacağım.
Benim hikayem hep böyle oldu.
Değişmesini istemekten bile korkuyorum.
Bu arada ben bir kitap yazdım,
dercesine,
bir şarkı yazdım.
Öyyyle.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder