hey gözünü sevdiğimin akademisi.
burayı da daha fazla acıklı kadın travmalarıyla doldurmak istemem ama.
hani yarın benim sınavım var ya.
ben ona çalışıyordum işte.
sonra bir mesaj geldi telefonuma.
diyordu ki abla,
ben karar verdim okulu bırakmaya.
ben bu mesajın geleceğini biliyordum aslında.
bak yine başladı elim ayağıma dolanmaya.
aradım, aradım, ulaşamadım kardaşıma.
arkadaşını aradım sonra.
dedi kardeşin ağlamakta.
kardeşim dedim dur ağlama.
abla dedi yetti canıma.
dedim bilirim ben,
üzülme sen daha fazla.
cemaatle konuşuruz alırlar seni asfa'ya.
dedi kardeşim hangi parayla.
sonra baktık beyoğlu-imam hatip'in internet sayfasına.
yazmışlar, okulumuzun pansiyonunda 150 kişi konaklamakta
yüzme havuzunda öğrencilerimiz spor yapmakta.
bak şimdi sauna da bu çocuklar ter atmakta.
amma velakin
fotoğrafların içinde bir tane kadın bulunmamakta
yurt listesinde bir tane kız ismi yazmamakta.
dedim kardeşime dur dur daha fazla ağlama.
gideriz bu cuma okulları dolaşmaya.
ah şimdi çarkına tükürdüğümün kemalizmi söyle bana,
yarın benim yerime girer misin sınava?
zira benim tansiyonum tavan yapmakta.
panik-atak nöbetleri yoklamakta.
ah gözünü sevdiğimin akademisi istemiyosun beni biliyorum ama
yine de alır mısınız beni aranıza.
bak işte bulamazsın böyle malzeme
var mı benden daha ala?
bu mesele hem benim sınıfımla alakalı, hem kadınlığımla.
Hem geldiğim aile, hem de çocukluk tramvalarımla.
İntiharı düşünmedim mi sanıyorsun,
ordan da bağlarsın Durkheim'a.
Tarihçilerde sözlü tarih için kullanabilirler pek ala.
Verdiler elime bir hayat yaşa dediler.
ağzına sıçıyım nerden tutcağımı söylemediler.
Boğazımda düğümler, kafamda tepiniyor keçiler.
zaten param parça olmuşum.
gel akademi gel, sen de gel
tut bir tarafımdan çek kopar.
incele inceleyebildiğin kadar.
Yetti artık benden bu kadar!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder