"...Ama yine de ona yazmak, onun için yazmak, ona durmadan anlatmak, nerde olduğumu bildirmek istiyorum. Ben burdayım sevgili okuyucu, sen nerdesin acaba?"
Çok yakınımda. Artık taraflı bakmamaya karar vermiştim olaylara; işime geldiği gibi yorumlamayacaktım bakışları, sözleri. Hayra yorulmaması imkansız bakışlar gördüm, gözümü kapattım. Baştan sona bir reddediliş bilgisini bilip de yaklaştım; temkinle, tereddütle. Baştan sona beş ay olmuş, geçen gün şaşırdım. Değişmiş, fark etmemişim; "yeni tanıştık ya, ondandır.", dedim. Geçenlerde, beni her zamankinden daha çok sevdiği, öptüğü bir sarhoş günde gözlerim doldu, taştı. Arzulara dokundum o gün, sarılırken yalnız olmadığımı anladım. Beraber uyuduğumuz günlerin sonuncusunda, birbirimize geçmişte başkalarınca kırılmalarımızı anlatışımızdan biraz önce ya da sonra, o sarhoş günde öptüğü yeri yanlış hatırladı; bana söylediği sözleri, akıttığı arzuyu "Tam olarak ne demiştim?" diye sorarak tekrarlattı. Rezalet bir eziklik hissi. Birileri tarafından kırılmalarımızın başkalarınca tesellisi, üzerinden zaman geçtiğinde kolay. Ama tesellinin yanı başında durduğu halde incitti beni. Öyle kötü de konuşmadı, yine güldü, yine sevdi. Aramızda salt arkadaşlığın ötesinde bir şeyler olduğunu kabul etti. Kara sevda olmasın, her şey basit ve sıradan olsun, dedi. "Bu halde yan yana durmak seni yoracaksa bir süre görüşmeyebiliriz", dedi. Arzularımı ne kadar basit gösterebileceğimi bilmiyorum ama çok rahat değilim. Yanında olma isteğimse, ne olursa olsun, ne şekilde olursa olsun çok güçlü. Ne var ki, gerçekten yoruyor. Dramatize etmenin eşiğindeyim, boşluktayım, "iki dalga arasında ne yapacağını şaşıran" Akçaburgazlı Yekta'yım.
Hayır, o kadar güzel uyuyoruz, uyuşuyoruz ki... Hayallerimiz var, planlarımız var. Onun kötü anlarda aniden düşüşü ama ne kadar kötü olsa da etrafına iyi gelişi var. Bebek saflığından farklı, yaşanmış bir huzuru var. Beraber yapmayı istediğimiz şeyler var. Ben seviyorum, o az seviyor; ama sarılmalarımızın güzelliği, hayatlarımızın bir şekilde kesişmesinin mutluluğu ve birbirimizi kaybetmeme çabamız var. İkimizde de var bu güzellik. Gel gör ki, arzu akmaya bir başladı mı dizginlemek çok zor. Hatta dizginlemeye çalışmak, kısa zaman önce yetindiğim ve belki alıştığım formun güzelliğini eksiltiyor. Artık o sarılma bana inceden bir acı veriyor. Arzu akışından önceki son sarılmalı uykumuzla dün geceki arasında bariz bir fark var. O heyecan yerini tuhaf, umutsuz bir beklentiye bıraktı. Beklememek, biriktirmemek, anı yaşamak fikri uygulanabilirse ne ala. Ama bana bu, beceriksiz ve aciz konumumdan baktığımda, devamlı bir reset atma hali gibi görünüyor. Niye bekliyoruz, neyi bekliyoruz? Yine bir şeyleri çok yanlış anlıyorum. Beklemiyoruz, gidiyoruz belki de. Yola çıktık; yol arkadaşım olmaktan da mutluymuş hem. Güven arıyor, şefkat arıyor; ben de öyle. Ve belki de güven artıyor, şefkat artıyor, tanıdıkça hayranlık artıyor. O bana bazen çok yoğun şekilde veriyor tüm bu ihtiyaçlarımı. Bazen de gözü görmüyor. Bense, aslında olduğundan daha didiklenmiş, daha genişletilmiş ve genişledikçe çözünürlüğü azalmış, gerçekliği bozulmuş bir resmi içimde yaşarken; ona bunun çok daha azını, kilitli ve sıkıntılı bir beden diliyle ve ikna ediciliği olmayan, demek istediklerimi tam anlamıyla ifade edemeyen bir kaç cümleyle anlatmaya çalışıyorum. "Ah, demek istediklerimi anlayınız" desem, olmaz. Ona iyi gelmek istiyorum. Hep olsun, kalsın; yer değiştirelim, gidelim, gelelim ama birbirimizi bilelim istiyorum. Daha fazlasının beklentisini -ki aslında çok daha sınırlayacak olanı- fikrimden savmayı istiyorum. Sevdiğinde tam olayım, nasıl sevdiğimi gösterebileyim, yaralarına iyi geleyim, huzurunda bir parça olayım istiyorum. Şarkı çalalım, çay koyalım, dokunalım, yazalım, film çekelim istiyorum. Boşlukta bulduğum ve gün doldurduğum biri olmadığını anlatabileyim istiyorum. Ve bencilliğe, olumlu yanından bakılamayacak bir ben merkezciliğe bir kez daha düşmeyeyim istiyorum. Bu dünya kimseye kalmadı, kalmaz ey komikli şairler. Baştan sona, baştan sona bir geçişteyiz. Burdayız sevgili okuyucu, birbirimizin huzurundayız.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder