oysa bağımsızlığımın tohumları
ikimizin arasına düşmemeliydi?
hiç aklımdan çıkmadan durmadan yorulmadan
ben nereye, ve kimin için
şimdi kararlarım müdahalesiz, kendi yolumu kendim çiziyorum
(hep sabit bir düşünce beynimin ortasında çakılı bir direk gibi o çocuk.)
bağımsızlığım diyorum, kendim diyorum, ben hani
gizlice sessizce ve sinsice arkadan iş çeviren ben, daha fazlası için,
ne kadar bağımsızım?
bir istediğim olduğu sürece
ve ben bu istediğimin ardından gittiğim sürece
mi özgürüm
yoksa bu sürece
tersten bakınca
bir şeyi istemek ve hep onun ardından gitmekle
mi esirim?
hep aklımın içini kemiren şey daha fazla sevmek ve daha fazlası herşeyin'se
ben belki kendimden kendi onayımla vazgeçiyorumdur
bunda tatlı bir yan buluyorumdur
yeri geldiğinde
bundan şikayet etsem
geri adım da atar mıyım?
bağımsızlığımı avcuma alıyorum
rüzgara bırakıyorum
gene aynı yere düşüyor
ayaklarım beni aynı direğin etrafında döndürüyor
o kadar hızlı dönüyorum ki
aramızda ip var mı yok mu
göremiyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder