eskiden insanlara gülümserdim. artık insanlara gülümserken buluyorum kendimi.
dünyanın neresinde olduğumu biliyorum. işte buradayım, tam olduğum yerde.
Celal'de kendimi tuhaf hissettiren şey "bedenin düşünceden önce gidiyor olma hali". (bunu şahandan duydum)
tam ben düşünürken o söylüyor, o yapıyor. İşte böyle anlarda kendi varlığımı ve kendi gerçekliğimi sorgularken buluyorum kendimi. ve sonra kendimin ne kadar var olduğu ayrımına varıyorum. Kendi varlığımı derecelendiriyorum.
Bilmiyorum, aşk çok tuhaf bir şey. Bir ihtimalden çok daha fazlasıymış meğer.
bu aralar her şeyi redefine ettiğimi düşünüyorum. Ama hayır, asıl redefine ettiğim şey tam da kendi benliğim.
benliğim ve kendi benliğim
benliğim ve kendi benliğim.
benliğim mi daha bana ait yoksa kendi benliğim mi?
( bilmiyorum)