uyuyakalsınlar.
boşluklara ben dolayım,
dolanayım zayıflığına,
unutkanlığına.
dalgalar bizi bulaştırsın kıvrımlarına
ikili ve karşılıklı dünyada kumlanalım,
ters dönelim ve...
...yeni baştan.
kum kum,
silkelenip akalım avcumuzdan.
aceleye getirmeden düşünelim,
beynimiz alabildiğince.
bu müsveddeyi karalayınca çöken tatlı ağırlığın altında,
benim çözülüşüm varmış.
yere düşüp tanelenince hafızam,
tüylerce martı konmuş beynime.
yerden sanki toz kalkmış.
beynim hafif,
dalgaları gevşemiş,
telaş yapmadan sana dair olanı arıyorum tanelenen zihnimde.
tamamen unutursan,
unuttuğun şeyin eksikliği kaybolur ya;
bu parça parça oluş,
bu gelişigüzel çözülüş,
bu dinmeyişi acımın,
hafızamda unuttuğun hasarlı anılardan.
kim kimi unutursa,
onda boğularak intihar eden balıklar yüzecekti,
böyle anlaşmıştık.
bunun yerine,
kendimizi unutsak birbirimizde,
balıkları martılarla uçursak.
bir yerlerde,
erimiş, geçişmiş ve ıslak,
bir olsak,
rastgele...
ölüm değil de yokluk ürkütüyor,
direnmem için uyuştur beni,
beynime bir ninni söyle.