31 Ağustos 2010 Salı

ablalar

sinirleri alt üst olan 
filim çeken şiir yazan kadınlar var 
bir de filmlerde gördüğümüz tipte 
boyaları döke döke resim yapan 
çılgın yalın ayak olanlar 
boya alabiliyorsun, kameran var ablacım 
çıldır çıldırabildiğin kadar 
kitabını neyim yaz 
benim de sinirlerim alt üst 
siz yeterince çok olaydınız 
mesela bugün beni nasıl sevdiklerini değil de yüz yıllardır adam şairlerin, 
regl halinin psikolojik etkilerini anlatan 
bir şiir görmek isterdim 
ablamın çok ince bir sınırı var 
kadınlık durumunu toplumsal toplumsal ifade etmekle 
aman deyip geçmek kendine yönelmek arasında 
sahip olduğu imkanlar çoğaldıkça kalın 
azaldıkça ince 
ama çok çok azaldıkça gene kalın 
bir çizgi 
ne mi dedim şimdi ben 
kameram olmasa kadın filmi çekemem 
çok güzel bisürü kameram olsa 
zenginli iktidarlı olsam 
gene çekemem 
arası iyidir dedim 
bugün canım bir etek istedi 
renkli kısa çiçekli 
on lira
istiklalde öyle dargın yürür mü insan 
hem beyoğlu iş merkezini hem atlas pasajını kaçıracak kadar 
bir liraya portakal suyu aldım 
turist amca sordu it's fake orange juice dont drink it dedim 
eteği alamadım 
sürekli şekerli çeker mi insanın canı 
göğüsleri acır mı 
benim yalın ayak boya döke döke resim yapabileceğim bir odam olsaydı 
ben gene de kadınlar için çalışırdım 
ama bugün hep kan rengi şeyler yapardım galiba 
nerede bu kan nerede diye 
ablam sen biliyor musun kanın nerede olduğunu 
ve adam şairlerin 
kendi cinselliklerini 
dört nala bir at gibi koştururken 
kadın bedenini 
neden bir tablo kadar asil ve güzel 
ve sevilesi 
ama gerçek ve kendisi olmaktan uzak 
tabir ettiklerini